| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Sağlıklı Zayıflama

Sağlıklı zayıflama ve çeşitli diyetler içeren sağlık rehberi.

4 "düşük" etiketi kullanan gönderi "düşük" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Çok Düşük Kalorili Diyetler

            Buradaönerdiğimiz diyet ve egzersizleri uygulayan kişilerin kilo kaybı haftadaortalama 0,5 – 2 kg’dır. Dolayısıyla 1 ay sonunda ortalama kilo kaybı 2 – 8 kg ‘ ı bulur. Bu miktar ençok 10 – 12 kg’a ulaşabilir. Zayıflama hızı cins , yaş , diyet öncesi vücut ağırlığı ve fizikegzersiz miktarına bağlıdır. Tüm bu faktörlerin etkisine bağlı olarak aynıdiyeti uygulayan kişiler arasında farklı oranlarda kilo kaybı görülür.

 

Perhize başlamadan önce kişiamacını bir başka deyişle kaç kilo vermek istediğini saptamalıdır. İstenensonuca ulaşmanın ilk şartı amacın gerçekçi olmasıdır. Gerçekçi olmayan amaçlar, örneğin 1 ayda 30 kgzayıflama isteği başarısız kalmaya mahkumdur. Aşırı kilolu kişilerin etapzayıflamaları doğrudur. Örneğin önce 10 kg verip bu yeni kiloya alıştıktan sonratekrar rejime başlayıp 10 kgdaha vermek ve dönemler halinde ideal kiloya ulaşmak mümkündür. Her dönemsonunda kişi yeni kilosunu , görüntüsünü ve amaçlarını değerlendirmelidir. Eğerverilmesi amaçlanan kilo sınırlıysa örneğin 6 kg olarak düşünülmüşse 3 – 4haftalık diyeti sürdürmek gerekmez.

 

            Ancakunutmayınız ki kilo vermek sorunu çözmez. Önemli olan bu kilo kaybını sürekliolarak koruyabilmektir. Kilo kaybı döneminden sonraki birkaç hafta kilolarıngeri alınması açısından oldukça risklidir. Bu ara dönemde ani kilo artışınıönlemek şarttır. Bundan sonraki dönemi ise korunma dönemi olarak tanımlarız. Budönemde kişi yeni kilosuna alışıp onu korumak zorundadır. Artık kilo kaybetmişolan kimse yeni bir yaşama başlamıştır. Eski alışkanlıklarından uzaklaşmış ,yeni kalıcı alışkanlıklar edinmiştir. Örneğin , yağlı ve şekerli besinlerieskiden olduğu gibi sıkça tüketmemekte , bunların yerine vitamin , mineral veposa yönünden zengin sebze , meyve , ekmek ve tahıl gruplarını daha sıkyemektedir. Ayrıca , gıdasına gösterdiği özeni düzenli yaptığı egzersizlerletamamlamaktadır. 

Çok Düşük Kalorili Diyetler

            Çok düşükkalorili diyet ile kastedilen günlük kalori miktarının kg başına 10 kaloridenaz olmasıdır. Bu tür rejimler gerekli bilimsel araştırmalar yapılmadankullanılmaya başlanmıştır. Linn’in Son Diyet Şansı adlı kitabında önerilendiyet ölümlere neden olmuş ve benzer sonuçlar Cambridge diyetinde degörülmüştür. Linn’in diyeti 250 – 500 kalorilik sıvı protein içeceği ,Cambridge diyeti ise 330 kalorilik toz yiyecektir.

 

            Bu kötüdeneyimlerden sonra çok düşük kalorili diyetler bilimsel olarak incelenmiş veprotein , vitamin , mineral eksikliğinin ölümlere yol açtığına kararverilmiştir. Günümüzde uygulanan çok düşük kalorili diyetlerde bu eksikliklergiderilmiştir. Buna rağmen çok düşük kalorili diyetlerde bu eksikliklergiderilmiştir. Buna rağmen çok düşük kalorili diyet aşırı kilolu (ideal kiloyu% 30 dan fazla aşan şişmanlar) veya şişmanlık nedeniyle ciddi hastalıkları olankişilerle , acil ameliyat için hastanın hızla kilo vermesi gerektiği durumlardave doktor kontrolü altında uygulanabilir.

 

            Çok düşükkalorili diyet kısa sürede kilo kaybettirir. Erken dönemde görülen hızlızayıflama vücudun kaybettiği suya bağlıdır. Bu dönemden sonra kilo kaybıyavaşlar ancak yine de diğer diyetlerle elde edilen zayıflamaya oranla daha yüzgüldürücüdür. Çok düşük kalorili diyet uygulayanlar kısa sürede kilo verdikleriiçin diyete iyi uyum gösterirler. Ancak çok kısıtlı bir diyeti uzun süreuygulamak genellikle imkansızdır. Bu diyet çeşitli önlemler alındığı haldetehlikelidir ve ciddi yan etkileri vardır. Bunlar arasında ani kalp durması ,nabız düzensizliği , baş ağrısı , bulantı ve kusma sayılabilir. Dolayısı ile butip bir rejim yapmak isteyenlerin doktora danışmadan tek başlarına diyetebaşlamaları sakıncalıdır.

Düşük Proteinli Diyetler

Düşük proteinli ve düşük kalorili diyetlerin zayıflamaamacıyla kullanılması önerilmemektedir. Düşük proteinli rejimler uygulanırsavücut hayati bazı aminoasitlerden yoksun kalabilir. Bu tür rejimlerin ölümeneden olduğu görülmüştür. Dolayısıyla günlük protein miktarı ve tipiayarlanırken hayati aminoasitlerin rejime yeterli miktarda eklenmesi şarttır.

 

            Düşükproteinli Diyetler ;

 

1. Beverly HillsDiyeti

           

Günlük toplam kalori miktarıyaklaşık 900’dür. Bunun % 5’ini protein % 95’ini karbonhidrat oluşturur. Yağoranı ise sıfırdır. Rejim yapan kişi ilk 10 gün yalnızca meyve ve yemektedir.Beslenme açısından çok yetersiz olan diyet , demir , çinko , kalsiyum ,magnezyum , fosfot , riboflavin , niasin gibi mineraller ve vitaminlerden fakiridir.

 

 

2. Piritiktin Diyeti

 

            Genelde vejetaryen bir diyettir; protein miktarı ve yap oranı çok düşüktür. Şeker ve şekerli besinler , tuzhiç kullanılmaz. Yağsız sütten hazırlanan süt ve sütlü besinler çok aztüketilir. Demir ve B12 vitamini eksikliği görülür.

Kolesterol ve Kolesterol Metabolizması

 

 Kolesterol ve Kolesterol Metabolizması

Kolesterol yapı olarak yağ olmadığı halde yağa benzer çeşitli özellikleri nedeniyle yağlar arasında incelenir. Günlük gıdamızdaki kolesterolün azaltılmasının kilo vermeye bir yararı yoktur. Ancak uyguladığımız kilo verme programı aynı zamanda kan kolesterolünü düşürücü özelliklere sahiptir. Kaldı ki sağlıklı beslemek isteyen herkes kolesterolü yüksek gıdalardan uzak durmak zorundadır. Kan kolesterolü yüksekliği günümüzün en önemli sağlık sorunu olan kalp – damar hastalıklarına tol açması nedeniyle son yıllarda büyük önem kazanmıştır. Sağlıklı kilo verme ve beslenmeyi incelerken kolesterolün daha ayrıntılı olarak ele alınmasını uygun gördük.

   yağda yumurta

 Kolesterol tüm memelilerin hücre zarında bulunan bir maddedir. Ayrıca safra tuzları birçok hormonun yapımında kullanılır. Tüm canlı hücreler kolesterol sentezi yaparlar ancak kan kolesterol düzeyi karaciğerde yapılan ve bağırsaktan emilen kolesterole dayanır. Gıdamızdaki kolesterolü tümüyle kaldırsak bile karaciğer kolesterol yapımını sürdürecektir.

    Kan kolesterol düzeyinin yüksekliği damar sertliği ve kalp krizi gibi ciddi rahatsızlıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Batı toplumlarında kalp ve damar hastalıkların önde gelen ölüm nedenlerindendir.

    Çeşitli araştırmalar ve özellikle , çok geniş ve kapsamlı bir kitle incelemesi olan Framingham Kalp Çalışması’nın sonuçlarına göre damar hastalıklarının ortaya çıkmasındaki en önemli rolü kolesterol oynamaktadır. Kolesterol damar duvarına yerleşerek damarın sertleşmesine , damar içi boşluğunun daralmasına ve sonunda tıkanmasına yol açmaktadır. Organlar bu damarlardan gelen kan ile beslenmektedir. Ciddi derecedeki damar darlığı , organların ve dokuların iyi beslenememesine neden olur. Damarın tam olarak tıkanması halinde ise dokularda ölüm ortaya çıkar.

    Koronet (kalp kasını besleyen) damar hastalıkları , felç (beyin damarlarının tıkanmasına bağlı) ve bacak damarı tıkanması gibi ciddi hastalıkların ortaya çıkması ve bunların öneminin anlaşılması bu hastalıkların önlenmesi için çalışmaların hızlanmasına neden olmuştur.

    Damar hastalıklarının gelişmesinde kolesterolün rolü çok büyüktür. Araştırmacılar damar hastalığı riskinin kan kolesterol düzeyine paralel olarak arttığını göstermektedir. Kan kolesterol düzeyi % 140 – 150 miligramı aşınca da ciddi derecelere ulaşmaktadır. Yurdumuzdaki birçok laboratuarın normal değerlerinin üst sınırı total kolesterol için % 260 miligram olarak bilinmektedir. Bu değerler günümüz anlayışına göre çok yüksektir. İdeal kan kolesterolü % 140 miligram 60 yaşında ise % 160 miligramdır.

    Afrikalı Bantularda yapılan araştırmalarda damar sertliğine ve buna bağlı ölümlere rastlama olasılığının hemen hemen yok denecek düzeyde olduğu bulunmuştur. Bu kişilerin damar kesitleri üzerinde yapılan incelemelerde ise başlangıç düzeyinde damar sertliği bulgularına bile çok seyrek rastlanmıştır. Bantuların diyeti incelendiğinde yedikleri yağdan aldıkları kalorinin anca % 10’unu oluşturduğu anlaşılmaktadır. Batılı toplumlarda ise bu oran % 45 civarındadır. Bantuların kolesterol düzeyleri ortalama % 100 miligramdır.

    Tüm bu bulgular kolesterolü düşük tutmak için her türlü çabanın gösterilmesini geçerli kılar. Kan kolesterol düzeyini düşürecek önlemler çocukluk çağından başlayarak ele alınmalıdır. Çocuk ve gençlerde yapılan araştırmalar bu genç yaşlarda bile damar sertliğine rastlandığını göstermiştir. Özellikle ailesinde yüksek kan kolesterolü ve damar sertliğine bağlı hastalık olanlar bu konuya özel dikkat gösterilmelidirler.

    Kolesterolle savaşın esaslarını belirleyen Amerikan Ulusal Kolesterol Eğitim Programı’na göre kandaki toplam kolesterol 20 yaşını geçen herkeste ölçülmelidir. Bu programa göre ideal kolesterol düzeyi % 200 mg altında , ‘’zararlı’’ kolesterolün taşıyıcısı olan düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterolün düzeyi ise % 130 mg altında olmalıdır.

    Kolesterol ve yağlar kanda erimediği için bunlar lipoprotein denilen özel maddeler tarafından taşınırlar. Kandaki kolesterolün ve bunun taşıyıcısı olan düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterolün artışı ile damar hastalığı riski de artmaktadır.

    kızarmış sosis patates servis

Kan kolesterol düzeyi incelendiğinde total kolesterol düzeyi % 200 mg altında bulunursa herhangi bir önleme gerek yoktur , ölçüm her 5 yılda bir tekrarlanmalıdır.

    Total kolesterol düzeyi sınırda -% 200 – 239 miligram arasında bulunuyorsa aşağıda tartışılan diyet tedavisine başlanır. Kolesterol düzeyi sınırda bulunan kişilerde koroner damar hastalığı veya bu hastalığın risk faktörleri mevcutsa diyete ek olarak ilaç tedavisine de başlanmalıdır.

    Total kolesterol düzeyi % 240 mg veya üstündeyse , kolesterol düzeyinin yüksek olduğu kabul edilerek diyet ve ilaç tedavisine başlanmalıdır.

    Benzer bir tedavi programı düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol düzeyi kullanılarak da hazırlanmıştır. Düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol düzeyi % 130 mg altındaysa bu düzey ideal kabul edilir ; % 13 – 159 mg arasındaysa diyet tedavisine başlanır ; % 160 mg ve üstündeki değerler diyet ve ilaç tedavisini gerektirir. Koroner damar hastalığı veya bu hastalığın risk faktörleri mevcutsa ilaç tedavisi , düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol düzeyi % 130 – 159 mg arasındayken başlanmalıdır.


Koroner damar hastalığının risk faktörleri : Ailede ve genç yaşta koroner damar hastalığının görülmesi ; şeker hastalığı ; yüksel kan basıncı ; sigara içmek ; ciddi şişmanlık (ideal kilodan %30 ve daha fazla olan şişmanlık) ; cinsiyet (erkekler).