Şişmanlık Kalıtsal Mıdır?
Şişmanlık kalıtsal mıdır? Aileden mi gelir ? Şişmanlığın nedenleri...
Daha önce de anlatıldığı gibi ,insanın benden ağırlığının belirlenmesinde , özellikle de şişmanlık konusundakalıtsal faktörlerin çok önemli ölçüde rol oynadığı bilimsel araştırmalartarafından gösterilmiştir. Kalıtsal faktörlerin hangi mekanizma ile şişmanlığasebep olduğu bu gün henüz tam olarak açık olmasa bile , istirahat sırasındakimetabolizmanın farklılığının bu konudaki belirleyicilerden biri olduğudüşünülmektedir.
Yakın zamanda yapılanaraştırmalar şişmanların , yemekle ilgili dış uyaranlara daha açık ve duyarlıoldukları ortaya koymuştur. Bu duyarlılık farkının da genetik yatkınlıklailişkili olduğu düşünülmektedir. Şişmanlama riski olanların fizyolojikduyarlılık eşiği diğer insanlara kıyaysa daha düşüktür. Bu nedenle bu insanlarhem dış uyaranlara karşı , hem de kendi iç zihinsel uyaranlarına karşı tepkivermeye daha çok hazır bir durumdadırlar. Tepki verme konusundaki bu duyarlılıkve hazırlık ağrı , stres ve farklı duygusal değeri olan uyaranlar konusunda dageçerlidir. Yapılan araştırmalar şişmanların , normal kilolulara kıyasla bu türuyaranlara daha kolay ve daha büyük tepkiler verdiklerini ortaya koymuştur.
Tepki vermeye yatkın olmakla dışuyaran arasındaki ilişki yeme davranışını nasıl etkilemektedir? Dış uyarantepki vermeye yatkınlığı tetiklediği gibi , tepki vermeye yatkınlık dışuyaranın algılanışındaki yoğunluğu da arttırıyor olabilir. Heyecan uyandırandurumlarda verilen tepki çok önemli ölçüde kalıtsal faktörler tarafındanbelirlenir. Tepki vermeye yatkın olmanınbu iki cephesi , şişmanlığın geliştirilmesinde büyük ölçüde kolaylık sağlar.
Düşük bir tepki eşiği , yemekleilgili bir uyarana kolayca tepki vermeye sebep olur. Ayrıca yapılanaraştırmalar bu tür bir hazır olma durumunun metabolizmanın verdiği cevabıetkilediğini ortaya koymuştur. İnsanlarda ve hayvanlarda yemeğin ortayaçıkmasının insülin salgısını (karbonhidrat metabolizmasında önemli bir roloynayan hormon) artırdığı görülmüştür. Yapılan araştırmalarda , daha da ilginçolan , insülin salgısının yemeğin lezzetliliği ile orantılı olarak artmasıdır.
Dış uyaranların tetiklediğimetabolik değişiklikler , bir sonraki adımda beden kimyasında daha ilerideğişikliklere yol açar. Yeme davranışına yol açan kuvvetli istek , önünegeçilmez noktaya gelecek şekilde tırmanmaktadır. Bu sebeple yemeği hatırlatanipuçlarının varlığı dış uyaranlara tepki verme düzeyi düşük bireylerde açlıkduygusunun ortaya çıkmasında sebep olmaktadır. Benzer şekilde yemeğin her zamanhazır ve el altında bulunması da kişinin daha sık açlık duygusu hissetmesineyol açar.
Yediği yemeği işletmesine faturaettirerek vergiden düşen , bu arada misafirlerini ağırlayan , yediği yemeğeisle ilgili bir anlam yükleyen ve öğlenleri sık sık lezzetli bir yemek yemeimkanına sahip işadamlarının kilo almaları son derece kolaylaşmaktadır. Benzerşekilde bürokrasinin üst kademesindeki kişilerin veya politikacılarınkendilerine sunulan yemeklerdeki sınırsız lezzet ve seçim imkanı karşısındatemel dürtülerini bastırıp kilolarını korumaları kolay değildir.






