Şişmanlığın Neden Olduğu Hastalıklar
Şeker hastalığı , kireçlenme , yüksek kan basıncı ve kornet damar hastalığı şişmanlığın öneli rol oynadığı hastalıklar arasındadır.
Şeker Hastalığı
Şişmanlık şeker hastalığının oluşmasında çok önemli bir rol oynar. Şeker hastalığı (şekerli diyabet) toplumda % 3 civarında bir sıklıkla görülmektedir. Diyabet iki grupta incelenir. Bunlardan birincisinde tedavi amacıyla insülin kullanmak zorunludur (Tip 1). İkinci gruptaki hastalar (bu grupta hastalığın ortaya çıkmasına neden olan en önemli etken şişmanlıktır) ise haplar ve/veya diyet ile tedavi edilirler (Tip 2).
Şişmanlıkla birlikte artmış olan yağ dokusu , kan şekerini düzenleyen insülin hormonuna karşı bir direnç oluşturmakta , bünye aşırı miktarda insülin salgıladığı halde genellikle bu direnci yenememektedir. Bu olayların oluştuğu durumlarda şekere karşı diren artışı , gizli şeker ve şeker hastalığı ortaya çıkabilmektedir.
Şeker hastalığında zayıflama tek başına tedavi edici olmakta ceya diğer tedavi yöntemlerinin başarılı olmasına yardım etmektedir. Ayrıca şişmanlığın önlenmesiyle Tip 2 şeker hastalığının ortaya çıkma olasılığı yarı yarıya azaltılabilir.
Şeker hastalığına bağlı ölümler ideal kilonun % 40 ve daha üstünde olan şişman diyabetiklerde normal kilolu şeker hastalarına oranla 5 – 8 kat daha fazla bulunmuştur. Bu da şişmanlığın şeker hastalığını ne denli ağırlaştırdığını göstermektedir.
Kireçlenme
Osteoartroz , artroz , dejeneratif eklem hastalığı veya halk arasında bu anlamda kullanılan ‘’kireçlenme’’ olayı eklem kıkırdağının harabiyetidir ve özellikle uzun süre kullanılan , baskı altında kalan eklemlerde otaya çıkar. Bu duruma şişmanların , özellikle uzun yıllar , ağır yük altında ezilen omurga , kalça ve diz eklemlerinde rastlanmaktadır. Bu eklemlerde kıkırdak yüzlerinin aşınmasına bağlı şişlik ve iltihaplanma ortaya çıkar ve sonunda eklem hareket yeteneğini kaybeder. Tüm bu olaylara hastayı ciddi derecede rahatsız eden ağrı da eşlik eder. Erken dönemde , eklem üzerindeki yükün azaltılmasına yönelik kilo verme tedavisi ile eklemleri kurtarmak mümkündür.
Yüksek Kan Basıncı
Yüksek kan basıncı (hipertansiyon) gelişmiş toplumların en önemli sağlık sorunlarından biridir. Erişkinlerin yaklaşık yarısında tansiyon hastalığı mevcuttur. Yüksek kan basıncı çoğunlukla belirti vermeyen ancak araştırıldığında kolay teşhis ve tedavi edilebilen bir durumdur. Gereken ilgi ve itina gösterilmezse tansiyonun kalp , böbrek , beyin ve damarlarda meydana getirdiği bozukluklar ciddi sağlık sorunları oluşturur. Tedavi edilmeyen tansiyon hastalarında yaşam süresi de önemli ölçüde azalır. Tüm tansiyon hastalarının tedavisinde fazla kiloların atılması ve tuz kısıtlaması ilk adımdır. Bu iki önlem sayesinde birçok hastada yüksek kan basıncı kontrol altına alınabilmektedir. İlaç tedavisi gerektiren daha ağır hipertansiyon olgularında ise zayıflama , tedavinin başarı oranını arttırır.
Koroner Damar Hastalığı
Gelişmiş toplumlardaki ölümlerin yarısından fazlası koroner damar hastalığına bağlıdır. Koroner damar hastalığı ile kastedilen rahatsızlık , kalbin gereksinim duyduğu kanın kalbi besleyen damarların daralması sonucu kalp kasına ulaşmamasıdır. Bu damarların tıkanması ‘’miyokard infarktüsü’’ ya da kalp krizi denilen ağır tablonun oluşmasına neden olur.
Koroner damar hastalıklarının en önemli nedeni kalp kasını besleyen damarlarda oluşan damar sertliğidir. Damarların iç yüzeyinde gelişen yağlı bap dokusu plakları zamanla kalınlaşarak damarı daraltmakta ve sonunda tıkamaktadır.
Şişmanlık , hareketsiz yaşantı , yüksek kan basıncı , şeker hastalığı ve kan yağlarının , özellikle kolestrolün , yüksel olması koroner damar hastalığının oluşmasındaki önemli risk faktörlerindendir. Önerdiğimiz beslenme ve egzersiz düzeni tüm bu faktörlerin ortadan kalkmasına veya kontrol altına alınmasına yardımcı olacaktır.
Burada verdiğimiz örneklerden de anlaşılacağı gibi şişmanlık bir çok hastalığın oluşmasında önemli bir etken olduğu için kilolar verildikçe hastalıklara yakalanma olasılığı azalmakta , mevcut hastalıkların tedavisi sağlanmakta veya çeşitli tedavi yöntemlerine önemli katkılarda bulunulmaktadır.
Şişmanlık , yukarıda sözü edilen hastalıkların dışında karaciğer yağlanmasına , derinin mantar hastalıklarına , safra kesesi taşı ve iltihaplanmasına , guta , bazı kanser hastalıklarına , adet bozukluğuna ve gebelik zehirlenmesine neden olabilir. Diğer hastalıklarda olduğu gibi bu hastalıklarda da hastalıkların ortaya çıkma olasılığı ve hastalığın gelişmesi şişmanlık derecesine paralel olarak artar. Önerdiğimiz diyet ve egzersiz programının dayanak noktalarını daha iyi ortaya koyabilmek amacıyla yediğimiz gıdaların özelliklerini ve vücudumuzda geçirdiği değişimleri ‘’Metabolizma’’ bölümünde ele alacağız.



